EGE SAATİ/Turgay Kılıç-- Bir kez daha okul saldırılarına uyandı Türkiye. Bu defa adres Manisa'nın İlçesi Turgutlu'daki İnci Üzmez Teknik ve Mesleki Anadolu Lisesi önü. Henüz 15 yaşında ve kimliği belirlenemeyen şahıs, elindeki tüfekle okulun açılış saatinde, herkes dışarıdayken ve servis araçlarının beklediği yerde, iddialara göre; 'Kız meselesi' gerekçesiyle ateş açarak 11 kişinin yaralanmasına yol açtı. Saldırının ardından aileler tedirgin, çocuklar ise endişeli. Sabah hiçbir şey olmadan çocuğunu okula yollayan aileler, gün içinde hastaneye koştu. Bazı aileler ise okulun önünde sinir krizi geçirdi. Yaşananların ardından tüm gelişmeleri ve öncesini Ege Saati'ne değerlendiren Eğitim İş Sendikası İzmir Şube Başkanı Özgür Şen, okulların önüne kadrolu, çevreyi, aileyi ve velileri tanıyan güvenlik görevlisinin 'geçici' değil; kadrolu olarak atanması gerektiğine vurgu yaptı; Sosyolog Şenel Karaman ise 'saldırılara karşı ciddiyetli eylem planlarının olması gerektiğinin' altını çizdi.
9 ayda 4 ayrı saldırı
2026 yılının son 9 ayında 4 ayrı okula saldırı yapıldı. Bunlar, İstanbul'un ilçesi Çekmeköy'deki Taşdelen Borsa Teknik ve Mesleki Anadolu Lisesi'nde, Şanlıurfa Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Teknik ve Mesleki Anadolu Lisesi, Kahramanmaraş'ın Onikişubat İlçesindeki Ayser Çalık Ortaokulunda ve dün sabah saatlerinde Manisa'nın ilçesi Turgutlu'daki İnci Üzmez Mesleki Teknik ve Anadolu Lisesi okullarına yönelik saldırı haberleri alındı. Son 9 ayda yapılan saldırılarda toplamda 45 kişi hayatını kaybederken 42 kişi ise yaralandı.
'Güvenlik yetersiz'
Ege Saati Gazetesine konuşan Eğitim-İş Sendikası'ndan Özgür Şen, 'Eğitim camiasının üzgün ve tedirgin olduğunu, geçmişteki olayların ise yeni eğitim ve öğretim sezonun açılmasıyla ailelerin de tedirgin olduğuna' dikkati çekti. Özgür Şen, 'Nitekim Turgutlu'daki okulda bir güvenlik personeli varmış. Ancak tek güvenlik personeli ne yapabilir ki? Saldırıyı düzenleyen çocuk çok büyük bir tüfekle dolaşıyor, tehlike saçıyor bir başına' dedi.

Ayrıca toplumsal bir mücadele ve çözüme gidilmesine vurgu yapan Eğitim İş Sendikası İzmir Şube Başkanı Özgür Şen,'Esas bireysel silahlanmaya karşı çözümler üretilmeli, ailelerin çocuklarına gereken önemi ve ilgiyi göstermesinin yanı sıra kontrolü de elden bırakmaması lazım. Geçen aylarda yaşadığımız olaylardan sonra birçok bekçi ve polis arkadaşların okulların önünde beklemesi üzerinde bir çözüm üretilmek istendi; ancak o da çözüm olmadı. Bu yılın başında da 30 bin güvenlik personelinin alınacağı söylenmişti. Onlar da yeterli hızda ve uygun şekilde yapılmıyor maalesef. Ayrıca bu arkadaşları da güvenlik görevlisi olarak geçici görevle alıyorlar. Bu konudaki talebimiz çok net: Kalıcı ve kadrolu güvenlik lazım. Okulu, aileyi, veliyi ve çevreyi tanıyan güvenlik görevlisi olmalı' ifadelerini kullandı.
Okullara psikolojik destek talebi
Özgür Şen, 'Türkiye'de 60 bin devlet okulu var' diyerek yeterli psikolojik danışmanlık ve rehberlik alanında eğitimcilerin okullarda bulunması gerektiğine dikkati çekti. Şen, 'Bir an önce sorunlara müdahale edebilecek rehberlik danışmanlık öğretmenlerinin de atanması lazım. Bir toplumsal olarak çözüm gerekiyor. Milli Eğitim Bakanının (Yusuf Tekin) da acilen eğitimcilerle bir araya gelip bu sorunlara bir çözüm üretmesi lazım. Turgutlu'dayız ve aileler hiçbir şey yokken çocuğunu okula yolladı, şimdi hastanede bekliyor' dedi.

Saldırıların iki ayrı yönü
Sosyolog Şenel Karaman, saldırının arka planında saldırıyı yapanın, saldırıya maruz kalanın veya görgü tanıklarının büründüğü ruhsal etkilerini Ege Saati'ne anlattı. 'Olayın birçok boyutu var. İlk olarak saldırıyı düzenleyenin kim olduğu, bu da bir tesadüf değildir. İkincisi ise, burada etkilenen insanlar' diyerek iki farklı boyutta ele aldı. Şenel Karaman 'Bütün toplum bundan etkileniyor. Okullar da yeni açıldı. Türkiye'de 1 milyon 800 binin üzerinde öğrenciyi tedirgin eden bir olaydır bu' ifadelerini ekledi.
Eğitim, toplumun en güvenli limanıdır çocuklar için. Herkes böyle biliyor artık. Okullar, normalliğin temsil edildiği yerdir. Okul saldırıları temel inancı bozar. Bu ise tüm ülkeyi sarsar, tetikte olma halini başlatır, ebeveynlerin ise endişesi artar. Bundan sonra da asılsız ihbarlar, korku dalgası yayılır, bu da olayın etkisini artırır. Ayrıca hayatta kalanlar; öğrenci, yönetici veya öğretmenler; açısından bakıldığında ise travmatik bir durum ortaya çıkarır. Bu insanlar da yavaş yavaş derin bir suçluluk duygusu başlar. 'Benim arkadaşım vefat etti, ben neden kurtuldum' soruları başlar. Bu bir ağır yükle kendini gösterir' dedi.
'Çocuklar bizim geleceğimiz'
Şenel Karaman, saldırıların ardından 'Birçok çocuk bu veya başka sebepten eğitimden uzaklaşıyor' diyor. Karaman, 'Bu saldırıların ardından akademik başarı da düşmeye başlar. Ülkemiz açısından baktığımızda zaten ekonomik ve sosyolojik problemlerin üzerine bir de bu saldırıların ağır yükü eklendi. Yıkım ne kadar büyük olursa olsun, burada toplumsal bir dayanışma ve doğru psikolojik desteğe ihtiyaç var. Eğitim ve çocuklar bizim geleceğimiz. Öğrenciler, öğretmenler ya da veliler; bu olayın etkisinde kaldıkları için; onların da yaraları sarılmalı' ifadelerini kullandı.




