AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fon soruşturması ve borsada yaşanan gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan, sermaye piyasalarının sınırlı bir bölümünde sorun yaşandığını belirterek finansal sistem ve Türkiye ekonomisi açısından bir risk bulunmadığını söyledi.

ABD'de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na (BMGK) katılan AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York'taki Türkevi'nde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Fon soruşturması ve borsadaki gelişmeler hakkında konuşan Erdoğan, yaşanan durumun sermaye piyasalarının tamamına yönelik bir problem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Erdoğan, 'Sermaye piyasalarının sınırlı bir alanında, belli sayıda fonda ortaya çıkan bir sorundan söz ediyoruz. Yani ne finansal sistemimize ne Türkiye ekonomisine yönelik bir risk söz konusu. Bunu, piyasanın tamamına dair bir problem olarak resmetmek, Türk Borsasına yapılmış bir haksızlık olur' dedi.

CHP'deki kaybı rakamlarla açıkladı: 2 bin 453'e düştü
CHP'deki kaybı rakamlarla açıkladı: 2 bin 453'e düştü
İçeriği Görüntüle

Gerekli adımların sermaye piyasası ilkeleri ve hukuk çerçevesinde atıldığını belirten Erdoğan, ilgili kurumların çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Yargının da kapsamlı bir soruşturma başlattığını aktaran Erdoğan, soruşturma kapsamında bazı gözaltı ve tutuklamaların gerçekleştiğini belirtti.

Erdoğan, sorumluluğu bulunan kişilerin hukuk önünde hesap vereceğini ifade ederek, sürecin sermaye piyasalarının yapısı gereği şeffaf ve hassas şekilde yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Benzer sorunların tekrar yaşanmaması için hukuki ve idari düzenlemeler de dahil olmak üzere gerekli tedbirlerin hayata geçirileceğini belirten Erdoğan, 'Ne uğruna olursa olsun kimsenin selden kütük kapma yarışına girmeye, insanımızı tedirgin etmeye hakkı yoktur' ifadelerini kullandı.

'Terörsüz Türkiye günübirlik bir mesele değil'

Erdoğan, açıklamalarında Terörsüz Türkiye sürecine de değindi. Bunun Türkiye'nin yaklaşık yarım asırlık bir sorundan kurtulması anlamına geldiğini belirten Erdoğan, ilgili mekanizmaların oluşturulduğunu ve kurumların süreci takip ettiğini söyledi.

Çerçeve yasanın uygulanabilmesi için örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye sürecinin tamamlanması gerektiğini ifade eden Erdoğan, bunun nasıl tespit ve teyit edileceğinin de belli olduğunu kaydetti.

Sürecin ilgili birimlerin kontrolünde ilerlediğini belirten Erdoğan, Meclis'in de yasada belirlenen çerçevede sürece katkı sağlayacağını söyledi.

Erdoğan, sürece engel olmaya çalışanların bulunduğunu belirterek, 'Terör endüstrisinin paydaşları bu defterlerin kapanmasını tabii ki istemiyor. Ama biz bunlara bekledikleri fırsatı vermeyeceğiz' dedi.

'BM'de veto mekanizması kaldırılmalı'

Birleşmiş Milletler sistemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Erdoğan, 190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin veto yetkisiyle sınırlandırıldığını söyledi.

Bu yapının küresel istikrar ve huzuru korumasının mümkün olmadığını belirten Erdoğan, farklı bölgelerin kendi iradeleri ve tecrübeleriyle küresel sistemde daha adil biçimde temsil edilmesi gerektiğini ifade etti.

Erdoğan, veto mekanizmasının kaldırılması ve Genel Kurul'un daha güçlü hale getirilmesi çağrısında bulundu. Yeni sistemde seçilmiş üyelerin belirli sürelerle görev yapmasını ve yeniden görev almak isteyenlerin uluslararası toplumun güvenini kazanmasını önerdi.

'Hürmüz Boğazı'nın gemi trafiğine kapatılmasına karşıyız'

Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere ilişkin de konuşan Erdoğan, boğazın gemi trafiğine kapatılmasına karşı olduklarını söyledi.

Seyrüsefer serbestisinin korunması gerektiğini belirten Erdoğan, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin yalnızca bölge ülkelerini değil, Avrupa ve Asya'yı, enerji piyasalarını, taşımacılığı ve milyonlarca insanın günlük yaşamını etkilediğini ifade etti.

Ticari gemi trafiğinin son dönemde önemli ölçüde azalmasının meselenin boyutunu gösterdiğini söyleyen Erdoğan, Hürmüz'ün küresel enerji güvenliği ve uluslararası ticaret açısından önem taşıdığını belirtti.

Erdoğan, sorunların diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiğini ve yeni diplomasi kanallarının açılmasının önem taşıdığını söyledi.

'Mekke Savunma Anlaşması güçlü bir adım'

Mekke Savunma Anlaşması'nı da değerlendiren Erdoğan, anlaşmanın doğru yönde atılmış güçlü bir adım olduğunu belirtti.

Bölgede önemli bir girişim gerçekleştirildiğinde bazı sınamalarla karşılaşılmasının doğal olduğunu söyleyen Erdoğan, Türkiye'nin bu tür tahriklere ve tuzaklara karşı tecrübeli olduğunu ifade etti.

Kurumsallaşma çalışmalarının tamamlanmasıyla daha güçlü ilerleyeceklerini belirten Erdoğan, bölgenin sorunlarına bölge kaynaklı çözümler üretilecek bir zeminin oluşturulduğunu söyledi.

'KAAN başta olmak üzere kendi savaş uçağımızı...'

Türkiye'nin F-35 programındaki durumuna ilişkin soruyu da yanıtlayan Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile konuyu NATO'da görüştüklerini hatırlattı.

Trump'ın Türkiye'nin F-35 programına dönüşü konusunda olumlu bir irade ortaya koyduğunu belirten Erdoğan, bu iradenin somut adımlara dönüşmesini beklediklerini söyledi.

Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin önceki yönetime kıyasla ilerleme kaydettiğini ifade eden Erdoğan, iki ülke arasındaki işbirliğinin daha ileri hedeflere ulaşmasını beklediğini belirtti.

Erdoğan, Türkiye açısından yerli savunma sanayisinin önemine dikkat çekerek, 'KAAN başta olmak üzere kendi savaş uçağımızı, hava savunma sistemlerimizi ve savunma sanayi kabiliyetlerimizi üretmek istiyoruz' dedi.

İngiltere Başbakanı ile Eurofighter konusunda da görüşme gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, çalışmaların sürdüğünü söyledi. Türkiye'nin güvenliği, savunma ihtiyaçları ve stratejik hedefleri doğrultusunda çalışmaların devam edeceğini ifade etti.

Kaynak: RSS