Siyaset

'Huzur ve güvenliği sağlayacak olanlar; devleti yönetenlerdir'

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir'deki bir dizi ziyaretinde mağdur ve acılı aileleriyle Karşıyaka Suat Taşer Sanat Merkezi'nde buluştu. Kılıçdaroğlu, buradaki konuşmasında hükümete yüklenerek 'Ülkede huzur ve güveni sağlayacak olanlar; devleti yönetenlerdir' dedi.

EGE SAATİ/Turgay Kılıç— CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, bir dizi temasları için İzmir'e geldi. Ege Serbest Bölgesi'ni ziyaret eden Kılıçdaroğlu, kısa süren ziyaretinin ardından İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'ne geçti. Esnaf odası başkanı Yalçın Ata ve esnafların sorunlarını dinleyen Kemal Kılıçdaroğlu, esnaflara bir söz verdi ve 'Esnaf Bakanlığı kurulmalıdır. Sizin sorunlarınızı yerelden çözmek boynumuzun borcudur' dedi. Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin il başkanlığına geçti, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleriyle toplantı yaptı. Toplantının tamamlanmasının ardından Kılıçdaroğlu ve partinin İzmir İl yönetimi, İzmir milletvekilleri ve bazı ilçe belediye başkanları da Bostanlı Suat Taşer Sanat Merkezi'nde bir araya geldi. Kemal Kılıçdaroğlu, 'Milli Bilinç Güçlü Türkiye' başlığıyla evlatlarını kaybeden ve 'adalet' arayan acılı aileleriyle bir araya geldi.

Acılı aileler bir kez daha 'adalet' istedi

Acılı aileler, tek tek kürsüye gelerek adalet uğruna verdiği mücadeleyi, evladını neden, nasıl öldürüldüğünü anlattı. Marketler zincirinde öldürülen Aydın Karayalçın'nın annesi de kürsüde acılı feryadıyla yaşananları anlattı. Mağdur olduğunu defalarca dile getiren ve adalet arayan anne, 'oğlum haksız yere öldürüldü' diyerek ikinci defa yıkıldığını belirterek, sözlerine daha fazla devam edemeden kürsüden indi.

'Benim oğlum yalnız değil'

Sevim Gülten, evladını kaybeden bir başka anne. Emirhan Gültekin'i kaybeden anne Sevim Gültekin, 'Bir haksızlık yaşandı, yaşatıldı. Ben sadece şunu istiyorum. Ben aranarak tehdit edildim. Bir buçuk yıldır her şeye şahidimi bir defa olsun ifadem alınmadı. Adalet yarın hepinize lazım olacak. Benim oğlum yalnız değil. Benim oğlum, bu ülkeye çok faydalı bir maden mühendisi olacaktı. Ben adalet istiyorum' ifadeleriyle kürsüden.

'Çalmadığım telefon kalmadı'

Halime Pirgin, kız kardeşinin eski eşi tarafından katledilerek öldürüldü. Eski eşinin planlayarak öldürülüp ayrıca bir tandırda yakıldığını belirterek, boğazı düğümlenmiş bir şekilde konuşmaya devam etti. Ayakta alkışlanan ve 'hak, hukuk, adalet' sloganlarıyla katılanlardan destek gören anne Halime Pirgin, 'Çalmadığım telefon kalmadı. Annemi göremiyorum, 8 aydır kemik aıyorum. Bu hak mı, hukuk mu? Benim artık aklım ermiyor. Kardeşimin çocukları neden cani kocanın yanında? Kardeşimin çocukları, hâlâ eski eşinin yanında şiddet görüyor. Çocukları o ailenin yanına bırakan pedagoglara yazıklar olsun. Yılda bir defa eve gelip de çocuk yapıp da başka yerde başka kadınlarla yatıp kalkmak, değerli olmuyor' diyerek Kılıçdaroğlu'na döndü 'Ayrıca döndüğünüz için de baş göz üzerinesinin sayın başkan' dedi.

Ayrıca Halime Pirgin, 8 aydır kardeşinin cansız bedenin teslim edilmesini, 4 çocuğun ise şiddet gördüğü yerden alınarak güvenli bir yere bırakılsını istediğini söyledi.

'Adalet nelere, cezasızlık nerede?'

28 yaşındaki Pınar Sevim'in abisi, Erdal Sevim 'Şanlıurfa Siverek'te ebe hemşire olarak hayatına devam eden, Siverek infaz koruma memuru tarafından darbedildi ve beylik tabancası tarafından katledildi. Hemşireydi ve çocukları dünyayı getirirken hayat dolu ve çocukları seven biriydi. 22 Şubat gecesinde hepimiz o toprağın altına gömüldük. Böylesi bir suçtan yargılanan şahıs, soruşturma aşaması bitmeden 16 aydır tutuksuz hayatına devam etti. Bu yola adalete olan inancımızla çıktık. Şu anda binlerce kişiyle 31 aydır bu mücadeleyi sürdürüyoruz. Deliller karartıldı, kardeşim hastane yerine zanlının evine götürüldü. Bu adalet nerede, cezasızlık nerede? Kadın cinayetleri artarken, bu cezasızlık algısını topluma yerleştirilerek mi zanlıları cesaretlendiriyoruz? Kadın cinayetlerine hiçbir indirim verilmeyip sanığın en ağır şekilde cezalandırılması gerekiyor' dedi.

Oğlunun sözleriyle haykırdı

Baran Cengiz'in annesi Tülay Cengiz; 10 Ekim 2022'de 5 kişi tartından öldürülen 5sokak çetesi tarafından öldürüldü. Sanığın ise birleri tarafından öldürüldüğünü ve cinayet aletinin ise temizlenerek mahkemede itiraf eden birinin eine verildiğini anlatması üzerine takipsizlik kararı verilmişti. Anne Tülay Cengiz, 'Biz adalet dilenmiyoruz. Biz adalet istiyoruz, bize bunu yapmayın' diyerek feryat etti. 'Anne suyun tadı çok güzeldi, çünkü 18 yaşında içtiğin suyun tadı bile başkadır' diyerek oğlunun kendisine söylediği sözleriyle bitirdi.

'Sanığın cezalandırılması istiyorum'

Güllü Güner , 12 yaşındaki oğlu Eyüpcan Güner'in 25 yaşında bir yılda on suç kaydı bulunan sanık Necmettin ulaş tarafında darp, tehdit edildiğini ve 5 yerinen bıçaklanarak öldürüyor. Ayrıca bu cinayet, 'öldü süsü verilerek' pasaja taşınıyor. 'Anne Güllü Can, 'Oğlumun 9 AY BOYUNCA adli tıp raporların 5 bıçak darbesi aldığını belirlendi. Eyüpcan'ın aldığı beş bıçak darbesi şekillenemez. O avukat siyasi partiden, davalarda siyasi kişilerin isimlerini kullanarak yargıyı tehdit ediyor. Oğlumun yaşadığı vahşetin görüntüleri ortada. Sanık Necmettin ulaş ise ihmali davranıştan yargılanıyor. Ben sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını, oğlum için ise adalet istiyorum. Ben oğlumun cansız bedenine söz verdim. Elimden gelenini yapacağım' ifadeleriyle kürsüden indi.

'İşsiz olduğu için kurye oldu'

Motokurye Murat Can Pekeroğlu'un hayatını kaybetmesi üzerine kuzeni Ayşe İrem, kürsüde hayatını kaybeden kuzeni için seslendi. Ayşe İrem, 12,5 metre sürüklenen motokurye Murat Can Pekeroğlu'nun kanlar içinde kaldığını, motokuryeye çarpan sürücünün 12 saat gözaltında kalmasının ardından serbest kaldığını belirterek. 'Sürücünün serbest kalmasında sebebi sadece doktor olmasında değil, cemaatçi olduğunu da biliyoruz. Kaza ve kader dediğiniz şey, birinin tercihleri doğrultusuyla olmaz. Murat Can'ı katleden bir doktor ve vergilerimle hastanede çalışan Selman Sam'ın doktorluğunu kabul etmiyorum. Trafikte motokuryelere de seslenmek istiyorum. Bir yılda kaybeden motokuryelerin sayısı, savaşta kullanan insan sayısı kadar. Aramızda çoğu işsiz gençler de var.Murat Can, işsiz olduğu için kurye oldu. Kuryeler her gün, ölüme burun buruna. İstihdam sağlamayanlar, Murat Can'ın kurye olmasına yol açtı. Çünkü ödemeler, giderler var ve teslimat hızını, insan hayatının önüne koyuyorlar. Murat can ve diğerleri geri gelmeyecek' diyerek Murat Can'ın kazadaki kaskıyla geldi, kaskı ise Kemal Kılıdaroğlu'na verdi.

'Kızım üzerinde iki erkek DNA'sı bulundu'

Rojin Kabaiş'in babası Nizamettin Kabaiş; kızının adalet arayışını yıllardır sürdürüyor. Necmettin Kabaiş, sesi düşük bir tonda Kemal Kılıçdaroğlu'na hürmet diledi 'Kızım 21 yaşındaydı ev üniversite öğrencisiydi. İlk yılıydı, devlete ve millete öğretmen olacaktı. Maalesef van üniversite ve yurt kızıma sahip çıkmadı. 18 gün boyunca kızım 24 kilometrede arama yaptılar, kızımın cansız bedeni bulundu. Otopsi yapılmadan. Üniversite yönetimi ne yaptı, yurt yönetimi ise kızıma sahip çıkmadı. Psikolojim 2 yıldır alt üst oldu. Orada delilleri karartı, rektör. Bazı yerel yönetim de intihar ettiğini söyledi. İki erkek DNA'sı testi edildi ve iki yıldır devlet sessiz. 2 YILDIR van'a gidip geliyoruz. Ne tutuklu var ne mahkeme. Kızıma ne oldu? Defalarca soruyoruz, cevap yok. Bardakçı köyünde, bir kadın görmüş, beyaz bir araba geldi, aynı saat ve günde, arka cam filmliydi diyor. Defalarca gezdim, herkes aynı ifadeyi veriyor. İki genç o arabadan inmiş. Kızıma onlar zarar verdi. umarım yakın zamanda bu olay çözülecek. Çok zor durumdayız. 10 acılı ailemiz burada, herkesin hikayesi ayrıdır. haK HUKUK istiyoruz' diyerek Kemal Kılıçdaroğlu'na teşekkür etti.

Kılıçdaroğlu'ndan 'adalet' takibi

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, acılı ailelerinin hikayelerini dinlemesinin ardından kürsüye gelerek 'Acılı aileleri dinledik, acıları dinledik. Bizler acıları dinlerken vicdanımıza sesini de dinliyoruz. Neden bu acılar, felaketler, aileler neden bu kadar zor durumda kalıyor. ülKEDE hakim var, savcı var, güvenlik güçleri var. Onların GÖREVİ ne? Adaleti sağlamak, haksızlıklarla mücadele etmek. Onların görevi olayları kapatmaksa, devlet büyük bir yara alır alır. Olayları örtmek için savcı hakim, işbirliği yaparsa; hukuk yara alır, adalet son bulur.

Yarın sizin Büyükşehir belediye başkanınız Tunç Soyer'i ziyaret edeceğim. Onun için de adalet arıyoruz. Umarız kısa sürece adalet gerçekleşir. Konumuz milli bilinç ve güçlü türkiye2Dir. Milli bilinç, geçmişi ezberlemek değil; geleceğe karşı sorumluluk almaktır. Her birey mekanı ve knumu ne olursa olsun adaleti için mücadele etmelidir. Toplumun. Ve bizim; dünyanın aradığı adalettir. Adem'den bu yana insanoğlu adalet aramış, haksızlıklar karşısında susmayacağız. Ailelerin acılarını dinledik. Hepsi adalet için mücadele ediyorlar. Onlar yaşadıkları acıları başkası çekmesin istiyorlar. Buranda bir ders çıkarmak gerekirse; geleceğe karı sorumluluk taşımaktır' ifadelerini kullandı.

'Huzuru devleti yönetenler sağlar'

Kılıçdaroğlu, 'Ülkemizi, insanımızı seviyoruz. Bir ülkede huzur ve güveni sağlayacak olanlar; devleti yönetenlerdir. Türkiye'nin belalarından biri de uyuşturucudur. Binlerce evladımız bu belanın içindedir. Siyasi otorite, iktidar sahipleridir. Uyuşturucu baronlarıyla mücadele etmeliyiz. O zaman türkiye kötü beladan kurtulmuş olacak. Adaletin peşinden koşan bir savcının geldiğinde adaletin nasıl sağlandığını da biliyoruz. Bir ailenin adalet arayışını, en azından giderebildi mi, hedefimiz bu. Siyaset zenginleşme aracı deldir, siyaset borsaları kapatma aracı ve vurgun yeri değildir. Siyaset halka hizmet, haksızlığa karşı hakkı savunmaktır. Biz haklının yanında olacağız, adaleti arayanların yanında, yoldaşı olacağız. Hiç kimsenin ölmesini istemeyiz. CHP'nin tarihinde ise Mustafa Kemal Atatürk'ü, adaletin peşinden koştuğunu görürsünüz. Adalet gerçekleşinceye kadar, bedeli ne olacaksa olsun, o bedeli ödeyecektir' dedi.

Muhabir: TURGAY KILIÇ