<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>İş'te Ege – Ege Bölgesi İş Dünyası, Ekonomi ve Sektör Haberleri</title>
    <link>https://www.isteege.com.tr</link>
    <description>İş'te Ege; Ege Bölgesi başta olmak üzere Türkiye ve dünyadan ekonomi, finans, yatırım, girişimcilik ve sektör haberlerini tarafsız ve güncel içeriklerle sunan iş dünyası platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.isteege.com.tr/rss/ozel-haber" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 27 Jul 2026 17:12:49 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.isteege.com.tr/rss/ozel-haber"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Çeşme Projesi için yeniden yargı yolu]]></title>
      <link>https://www.isteege.com.tr/cesme-projesi-icin-yeniden-yargi-yolu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isteege.com.tr/cesme-projesi-icin-yeniden-yargi-yolu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay tarafından iptal edilerek durdurulan ve kamuoyunda 'İzmir'in Kanal İstanbul'u olarak bilinen Çeşme Projesi, yeniden gündeme geldi. Çevreciler ve STK temsilcileri, projenin yeniden raftan inmesi halinde '22 avukattan oluşan komite' ile dava sürecini yeniden başlatacaklarını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ege Saati/Turgay Kılıç--</strong>İzmir'in ilçesi Çeşme'de yapılması planan 'Çeşme Projesi', 'spor ve fuar alanları, üniversiteler, gastronomi, sağlık, ekoloji gibi farklı temalara odaklanan köyler inşa edilmesi' dikkate alınıyor. İzmir Barosu, TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, İzmir Tabip Odası ve çevre örgütlerinin baskısıyla Danıştay 4. Dairesi, bu projeyi iptal etti. Bu proje, İzmir'in Yarımadası'nı kapsayan Urla ilçesinde, Zeytineli köyünden Alaçatı ve Ildır'a kadar giden 16 bin hektarlık alanı kapsıyor.</p> <p></p> <p><strong>Alan belirlemeye karşı dava açıldı</strong></p> <p></p> <p>Doğal sit alanları olarak da belirlenen zeytinlikler, tarım alanları da projeyle birlikte yeni bir yapılandırmaya alınmıştı. Resmî Gazete'nin 12 Şubat 2020 tarihli kararında, alan belirleme kararına karşı çıkan TMMOB, İzmir Barosu, İzmir Tabip Odası, Ege Çevre ve Kültür Platformu, Çeşme Yarımada Çevre Platformu ve bölge sakinlerinin de itirazları üzerine yürütmeyi durdurma davası açılmıştı.</p> <p><img alt='H Kd V47 Q X Y A E U Q T J' class='detail-photo img-fluid' height='1066' src='https://egesaaticomtr.teimg.com/egesaati-com-tr/uploads/2026/06/h-kd-v47-q-x-y-a-e-u-q-t-j.jpeg' width='1600' /></p> <p><strong>İş dünyasından proje desteği</strong></p> <p></p> <p>İzmir'in iş dünyasının ileri gelenleri; 'Çeşme projesi'ni yeniden gündeme getirmek için Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'a kadar çıktı. Ankara'da bir araya gelen iş dünyası ve bakanın yanı sıra AKP İzmir Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, AKP Milletvekillerinden Ceyda Bölünmez Çankırı, Şebnem Bursalı, Yaşar Kırkpınar, Mahmut Atilla Kaya katıldı. Ayrıca bu proje toplantısında hiçbir CHP'li belediye başkanı yer almazken, AKP'li Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan'ın katılması ise dikkati çekti.</p> <p></p> <p><strong>Bakan onay verdi, AKP destek çıktı</strong></p> <p></p> <p>Bakan Mehmet Nuri Ersoy, açıklamasında 'İzmir turizminin sahip olduğu güçlü potansiyeli daha ileriye taşıyacak adımları değerlendirmek üzere bugün Bakanlığımızda verimli bir istişare toplantısı gerçekleştirdik' diyerek projeye destek verirken; AKP'li Genel Sekreter Eyyüp Kadir İnan ise 'Ben de sivil toplumumuzun bu ortak ve haklı çağrısına destek olmak, şehrimizin sesine omuz vermek amacıyla bu anlamlı buluşmada kendilerine eşlik ettim' dedi.</p> <p><img alt='Ahmet Guler 2 768X761' class='detail-photo img-fluid' height='761' src='https://egesaaticomtr.teimg.com/egesaati-com-tr/uploads/2026/06/ahmet-guler-2-768x761.jpeg' width='768' /></p> <p><strong>'Kendilerine yandaş arıyorlar'</strong></p> <p></p> <p>Çevreciler, sivil toplum kuruluşları ve diğer meslek örgütleri ise bu projeye karşı olduklarını belirtirken bu projeye 'İzmir'in Kanal İstanbul'u' diyor. Ege Saati gazetesine konuşan Çeşme Yarımada Kültür Derneği Başkanı Ahmet Güler, projenin Danıştay kararıyla iptal edilmesine rağmen iş dünyasının Ankara'daki toplantısını eleştirerek, '2019 yılından bu yana bu projeyle uğraşıyoruz. Bu projeyi mahkemeye ilk verenlerden biri benim. Bu projeyle 160 milyon metrekarelik arazinin satışı söz konusu. Bu arazinin şu andaki yapılaşma oranı ise yüzde 15. Bilirkişinin kararıyla da Danıştay, bu projeyi iptal etti. İstanbul Kanal Projesi'nden sonra en büyük projedir. Buradaki hedef, bir 'rant'tır. Hedef turizm olsaydı; ilk biz desteklerdik. Ankara'da masa başında yapılmış bir projeyi, Çeşme'yi bilmeyenlerin bu projeye dahil olması çok üzücü. İzmir'den hiçbir üniversite bu projeye dahil edilmiyor; ama başka illerden üniversiteler dahil ediliyor. Kendilerine yandaş arıyorlar, Ankara'daki toplantı da bunu gösteriyor' dedi.</p> <p></p> <p><strong>'Valiliğin 16 milyon lira borcu var'</strong></p> <p></p> <p>Ahmet Güler, 'Çeşme'deki 'Termal Su Şebekesi' 4 yıldır bozuk. Bu şebekenin tamir edilmesi için 10 milyon lira lazım. Çeşme'deki oteller, hop oturup hop kalkıyor, termal suların ne zaman kesileceği endişesi içindeler. Valiliğin ise termal su şirketine 16 milyon lira borcu var, onu dahi ödemedi. Şimdi siz 10 milyon lira verip Çeşme'nin en önemli termal suyunu bile düzenli ve sürekli bir şekilde temin edemezken; biz Çeşme'yi uçuracağız demek bize pek inandırıcı gelmedi. Bu gerçek turizm projesi değil' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p></p> <p><strong>'Helikopterle gelip arsaları bölüştüler'</strong></p> <p></p> <p>Ahmet Güler, ayrıca Suudi Arabistan'dan helikopterlerle gelip arsaları bölüştüklerini öne sürerek 'Bir önceki projede helikopterlerle Arabistan'dan gelenlerin 'Burası senin, şurası benim' hesaplarını yaptıklarını duyduk, biliyoruz. Çeşme'nin alt yapısı yok, bir tane arıtma tesisi yok. Yaklaşık 400 bin yeni rezidans yapmak demek, Yarımada'yı gerçekten kurban etmek demektir. Suyumuz yok, golf sahası yapacağız diyorlar. Bu proje ise biliminsanları tarafından hayal olarak görülüyor. 50 bin nüfusa sahip Çeşme'de; bu proje ile 100 bin istihdamı nasıl sağlayacaklar? Milletin ağzına bir parmak bal çalıp, bu arsaları satmak istiyorlar' dedi.</p><div id='ad_121' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <div id='ad_121_mobile' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <p></p> <p>Ayrıca Çeşme Yarımada Kültür Derneği Başkanı Ahmet Güler, sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler ve diğer çevrecilerle ortak proje üretmek istediklerini belirten bir teklifle gittiklerini ancak bu teklifin ise kabul edilmediğini söyledi.</p> <p></p> <p><strong>Çalışma grubu kuruldu</strong></p> <p></p> <p>Ahmet Güler, 22 avukattan oluşan bir komitenin hazır beklediğini belirterek 'Bu projenin yeniden raftan inmesi ve yürürlüğe girmesi halinde İzmir Barosu çatısı altında 22 avukatın yanı sıra Çevre örgütleri, TMMOB'un da dahil olduğu bir çalışma grubu kurduk. Bu projenin başlamasıyla hemen dava süreci başlatacağız' dedi.</p> <p><img alt='Maden Muhendisleri Odasi Izmir Sube Baskani Akdemir Sektordeki Tikaniklik Mermer 69E0Dd685E5E3' class='detail-photo img-fluid' height='720' src='https://egesaaticomtr.teimg.com/egesaati-com-tr/uploads/2026/06/maden-muhendisleri-odasi-izmir-sube-baskani-akdemir-sektordeki-tikaniklik-mermer-69e0dd685e5e3.jpg' width='1280' /></p> <p><strong>'Tarım arazileri korunmalı'</strong></p> <p>TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu (İK) Sekreteri Aykut Akdemir, projenin hem bölge esnafını beslemediğine dikkati çekti hem de tarım arazilerinin korunması gerektiğine işaret etti. Bilirkişi raporunun da bu konuya dikkati çektiğini belirten Akdemir, Çeşme Projesi'ne karşı olduklarını belirtti.</p> <p><strong>'Vatana ihanettir'</strong></p> <p>AKP İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı Aksoy, projeye ilişkin sert konuşarak 'Buna rağmen projeye karşı çıkılması kesinlikle İzmir'in menfaatine değildir. Daha da ötesi önceki dönem Çeşme Belediye Başkanı'nın da ifade ettiği gibi bu projeye karşı çıkmak vatana ihanettir. Projeye karşı çıkanlar şunu iyi bilmeli. Bu projeyi savunan her bir fert en az karşı çıkanlar kadar çevre hassasiyetine sahiptir. Tarımsal alanların korunmasından yanadır' dedi.</p></p><div class='article-source py-3 small '> <span class='reporter-name'><strong>Muhabir: </strong>TURGAY KILIÇ</span> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel haber</category>
      <guid>https://www.isteege.com.tr/cesme-projesi-icin-yeniden-yargi-yolu</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isteegecomtr.teimg.com/crop/1280x720/isteege-com-tr/uploads/2026/06/cesme-projesi-icin-yeniden-yargi-yolu.jpeg" type="image/jpeg" length="96754"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'den 47 üniversite ilk 500'e giremedi!]]></title>
      <link>https://www.isteege.com.tr/turkiyeden-47-universite-ilk-500e-giremedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isteege.com.tr/turkiyeden-47-universite-ilk-500e-giremedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Üniversitesi Sıralamaları Merkezi'nin (CWUR) 2026 yılı raporlamasında eğitim kalitesi, mezun başarısı, akademik kadro ve araştırma performansı dikkate alındı. 21 bin üniversitenin katıldığı bu listeye Türkiye'den 47 üniversite katıldı ancak önceki yıllarda ilk 500'e giren üniversiteler, bu yıl ilk 1000'e geriledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ege Saati/ Turgay Kılıç--</strong>Dünya Üniversite Sıralamaları Merkezi (CWUR) 2026 verileri açıklandı. Bu verilere 21 bin fazla üniversite katıldı. Araştırmaya konu olan üniversitelerin eğitim kalitesi, mezun başarısı, akademik kadro ve araştırma performansı gibi sonuçlar üzerine odaklanarak bir rapor hazırlandı. CWUR 2026 yılı raporuna Türkiye'den 47 üniversite katıldı. Üniversiteler arasında hem devlet hem de vakıf üniversiteleri de var.</p> <p></p> <p><strong>Harvard en iyisi seçildi</strong></p><div id='ad_121' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <div id='ad_121_mobile' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <p></p> <p>Bu sıralamalarda ilk 10'a giren üniversiteler arasında 'En iyi üniversiteler' sıralamasında tüm göstergelerden tam puan alan Harvard Üniversitesi, dünyanın en iyi üniversitesi seçildi.</p> <p>Her yıl hazırlanan bu raporun sonuçlarında Harvard'ı takip eden 2'nci sırada Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT), 3'üncü sırada Stanford Üniversitesi, 4'üncü sırada Cambridge, 5'inci sırada Oxford, 6'ncı sırada Princeton, 7'nci sırada Pensilvanya, 8'inci sırada Columbia, 9'uncu sırada Yale ve 10'uncu sırada Chicago üniversiteleri yer aldı.</p> <p>Bu üniversiteler her yıl ilk 5'i korumayı başardı, yerini kimseye kaptırmadı.</p> <p></p> <p><strong>Hacettepe 666. sırada</strong></p> <p></p> <p>CWUR 2026 araştırma raporuna Türkiye'den 47 üniversite katıldı. Yeni raporda en yüksek sıradaki üniversite, 666'ncı sıradaki Hacettepe Üniversitesi oldu.</p> <p>Bu sıralamada Hacettepe Üniversitesini takip eden İstanbul Üniversitesi 707., Ankara Üniversitesi 733., Orta Doğu Teknik Üniversitesi 736., Boğaziçi Üniversitesi 785., İstanbul Teknik Üniversitesi 813., Marmara Üniversitesi 939., Koç Üniversitesi 989., Ege Üniversitesi ise 1052. sıraya yerleşti.</p> <p><img alt='Ekran Resmi 2026 06 07 09.54.32' class='detail-photo img-fluid' height='526' src='https://egesaaticomtr.teimg.com/egesaati-com-tr/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-07-095432.png' width='1064' /></p> <p><strong>2025' kadar ilk 500'deydiler</strong></p> <p></p> <p>Dünya Üniversite Sıralamaları Merkezi'nin 2025 yılı raporlarına göre; Türkiye'den 5 üniversite ilk 500'e girmişti. Bu üniversiteler arasında;</p> <p>Orta Doğu Teknik Üniversitesi 336., İstanbul Teknik Üniversitesi 404., Koç Üniversitesi 431., Bilken Üniversitesi 502., Boğaziçi Üniversitesi 514. Geçen hafta hazırlanan CWUR 2026 raporuna göre ise bu sıralama ilk 1000'e geriledi.</p> <p></p> <p><strong>Eğitim hakkında demokratik katılım</strong></p> <p></p> <p>Ege Saati'ne konuşan Eğitim Sendikası Yüksek Öğrenim Birimi Sendikası Evrim Gülez, eğitim hakkının öğrencilerinin özgürce düşünebildiği, bilimsel üretimde herhangi bir baskıya maruz kalmadığı, akademik özgürlüğün ve demokratik katılımın güvence altında olduğu bir ortamın yaratılmasında oluştuğunun altını çizdi.</p> <p><img alt='Egitiim Yenigun' class='detail-photo img-fluid' height='720' src='https://egesaaticomtr.teimg.com/egesaati-com-tr/uploads/2026/06/egitiim-yenigun.jpg' width='1280' /></p> <p>Ayrıca Evrim Gülez, Türkiye'de üniversitelerin 'uzun süre merkezi bir denetim anlayışıyla yönetildiğini' öne sürerek 'Rektörlerin tek merkezden atanması, üniversite bileşenlerinin iradesini büyük ölçüde devre dışı bırakıyor. Bu durum üniversite özerkliğini zayıflatıyor, akademik özgürlüğü baskı altına alıyor, liyakat yerine siyasal yakınlık tartışmalarını büyütüyor' dedi.</p> <p></p> <p><strong>Üniversitelerde şirket mantığı</strong></p> <p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Ayrıca üniversitelerin başarı oranlarının yanı sıra kayyım atamaları ve üniversitelerin 'şirket mantığı' ve 'siyasi baskı' altında yönetildiğine dikkati çeken Eğitim Sendikası Yüksek Öğrenim Sekreteri Evrim Gülez, bu durumun öğrencilerinin eğitim hakkını da etkilediğine vurgu yaparak 'Oysa üniversiteler şirket mantığıyla ya da siyasal müdahalelerle yönetilecek kurumlar değildir. Üniversiteler özgür bilimin, eleştirel düşüncenin, demokratik katılımın ve toplumsal yararın esas alınması gereken kamusal kurumlardır. Bu nedenle kayyım ya da merkezi atama anlayışı, yalnızca üniversite yönetimini değil, öğrencilerin eğitim hakkını da doğrudan etkiler' şeklinde konuştu.</p> <p></p> <p><strong>'Kamulsa bilimsel eğitimde eşitlik'</strong></p> <p>Evrim Gülez, 'Bu nedenle bizim savunduğumuz şey çok nettir: Üniversiteler demokratik ve özerk yapılar haline gelmelidir. Rektörler üniversite bileşenlerinin iradesiyle belirlenmelidir. Öğrenciler, akademisyenler ve üniversite emekçileri karar süreçlerine katılmalıdır. Kamusal, bilimsel eğitim herkes için eşit, erişilebilir, parasız ve nitelikli hale getirilmelidir' diyerek çağrıda bulundu.</p> <p></p></p><div class='article-source py-3 small '> <span class='reporter-name'><strong>Muhabir: </strong>TURGAY KILIÇ</span> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel haber</category>
      <guid>https://www.isteege.com.tr/turkiyeden-47-universite-ilk-500e-giremedi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isteegecomtr.teimg.com/crop/1280x720/isteege-com-tr/uploads/2026/06/turkiyeden-47-universite-ilk-500e-giremedi.jpg" type="image/jpeg" length="67626"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Harmandalı'nda 'bilinmezlik' krizi: Heyelan riski var]]></title>
      <link>https://www.isteege.com.tr/harmandalinda-bilinmezlik-krizi-heyelan-riski-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isteege.com.tr/harmandalinda-bilinmezlik-krizi-heyelan-riski-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in en büyük 'kronik sorunu' haline gelen Harmandalı Katı Atık Bertaraf Tesisi, bir bilinmezliğe doğru giderken; karmaşa ve rant kavgasının ortasında kaldı. Bölge sakinleri ise bu karmaşada 'kötü koku' ve 'heyelan' riskiyle karşı karşıya.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ege Saati/Turgay Kılıç--</strong>İzmir'in kanayan yarası 'Harmandalı Katı Atık Bertaraf Tesisi', tartışmaları da hâlâ gündemdeki sıcaklığını koruyor. Çiğli'deki bu çöp tesisi, yıllardır bölge sakinlerinin olmak üzere, siyasilerin de sık sık tepki gösterdiği bir tesis haline geldi. Ayrıca bilim insanları, 15 yıllık süreyle kurulan bu tesisin etrafında hiçbir konut ve yapılaşma yokken, bugün belediyenin verdiği 'imar yetkisi' ile yapılaşma ve konutlaşmanın önünün açıldığına tepki gösteriyor</p> <p>Ayrıca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının verdiği son 31 Aralık 2025 tarihli süreyle katı atık alımı son buldu ve sadece sıvı atık alımının yapıldığı Harmandalı Çöp Tesisi'nden yayılan kokular, bölge sakinlerini rahatsız etmeye devam ediyor.</p> <p></p> <p><strong>'Planlamada rant gözetimi:'</strong></p> <p></p> <p>Ege Saati Gazetesine konuşan Çiğli Halk Temsilcileri Meclisi Sözcüsü Emel Diril, İzmir çöplüğünün yönetiminde 'Partilerden bağımsız olarak bir plansızlığın olduğu ve halkı gözeterek işleyen bir yerel yönetimin değil; ranta dönük, patron ve şirketi zenginleştirmeye yönelik bir planlamanın olduğuna' vurgu yaptı.</p> <p><img alt='Emel Diril' class='detail-photo img-fluid' height='400' src='https://egesaaticomtr.teimg.com/egesaati-com-tr/uploads/2026/06/emel-diril.jpg' width='400' /></p> <p>Ayrıca yaklaşık 700 yurttaştan oluşan dilekçeli imzalar, belediye yetkililerine teslim edilmiş, sağlıklı bir bilgilendirme ise alınamamıştı.</p> <p>Emel Diril, bir planlamadan bahsedildiğini de söyledi. Bu planlama ise, uzun vadeli bir planlama olduğunu ancak bu planlamanın detayları, süreci ve çevre mühendisinin de ulaşıp inceleyemediği bir plandan bahsedildiğini söyledi.</p><div id='ad_121' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <div id='ad_121_mobile' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <p></p> <p><strong>Katı atık durdu, sıvı atık devam ediyor</strong></p> <p></p> <p>Harmandalı Katı Atık Bertaraf Tesisi, artık katı atıkları almıyor ancak sıvı atık alımını devam ettiriyor. Sıvı atıkların alınması ise bölge sakinlerini kokuyla rahatsız etmeye yetiyor. Çiğli Halk Temsilcileri Meclisi Sözcüsü Diril, bayram öncesinde vidanjörün gelip bölgeden sıvı atıkları çekip aldıklarını öne sürerek 'Katı atık gelmiyordu, sıvı atık geliyordu. Bayram öncesinde bölgede vidanjörler çalışıyordu. Çevre mühendisi ve şehir plancısı arkadaşlarla konuştuğumuzda, alt kotlara sıvı atıkların döküldüğü yorumları gelmişti. Katı atık henüz dökülmüyor' dedi.</p> <p></p> <p><strong>Çöp nereye dökülecek?</strong></p> <p></p> <p>Çöplerin Harmandalı'na dökülmemesi iyi bir haber olsa da, biriken çöpler nerede toplanacak sorusu hâlâ cevapsız kalıyor. Emel Diril ise aynı kuşkuyla aynı soruyu soruyor, 'İzmir'in bölgedeki ilçelerdeki atık tesisleri mi kullanılacak? Burada bir bilinmezlik var. Meclis toplantılarında bir it dalaşından başka bir şey göremiyoruz. Bir süre tanınması, somut bir açıklamaya ihtiyaç var. Ancak ortada bir belirsizlik sürüyor. Şehirleşme sürüyor, bölge yapılaşması artıyor. Bilimsel çözüm lazım. Sorular çok; ama net cevap yok. Karmaşa var, planlama da yok' şeklinde ifade etti.</p> <p></p> <p><strong>Harmandalı çevresinde 'yapılaşma' izni</strong></p> <p></p> <p>Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) Bilim Kurulu üyesi Erhan İçöz de Ege Saati Gazetesine konuştu. Erhan İçöz, bu çöplüğün giderek risk barındırdığının altını çizdi. 'Çok zaman kaybediliyor' diyen İçöz, 'Harmandalı ilk olarak 15 yıllığına kuruldu. Çevresi bomboştu. 'Düzenli Katı Atık Depolama Tesisi' olarak kullanılmak istendi. 15 yılı geçti aradan, burası kullanılmaya devam etti, 'vahşi depolama' oldu ve iş çığırından çıktı. Göz göre göre bu 'vahşi depolama'nın etrafına 'imar-konut izni verildi, binalar dikildi. Çöplük dururken siteler kuruldu. Şimdi de o site sakinleri feryat ediyor, oysaki buna hakları yok. Çöplüğün olduğunu bile bile geldiler sitelere yerleştiler' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><img alt='Erhan Içöz.jpg' class='detail-photo img-fluid' height='1280' src='https://egesaaticomtr.teimg.com/egesaati-com-tr/uploads/2026/06/erhan-icozjpg.webp' width='1920' /></p> <p><strong>Heyelan riski</strong></p> <p></p> <p>Erhan İçöz, bölgenin 'heyelan riski' barındırdığını da vurguladı. İçöz'ün bu vurgusu, bölgedeki tehlikeyi de gözler önüne seriyor: 'Bölge bir heyelan bölgesiyken, bu da raporlarla belirlenmişken, neden yapılaşma ruhsatı verilmiş? Belediye bu yapılaşmaya neden, nasıl izin veriyor? Burada bir heyelan olursa, bu sitelerin durumu ne olur? Canlılar ne yapar? Her şiddetli yağıştan sonra uykularım kaçıyor, acaba heyelan oldu mu diye.'</p> <p></p> <p><strong>'Çok boyutlu bir inceleme gerekiyor'</strong></p> <p></p> <p>Erhan içöz, ayrıca çözüm olarak şehir plancıları, inşaat mühendisleri, orman mühendislerinin katılacağı teknik heyet ile halk sağlığı uzmanlarının incelemede bulunacağı ve Sivil Toplum Kuruluşlarının (STK) katılacağı bir heyetin, çöp depolamaya uygun alanlarını incelemesini, planlamasını yaparak hareket edilmesi gerektiğini söyledi. İçöz, yerel yönetimleri de eleştirerek 'Belediye ne yapıyor, beğendiği yeri seçip 'yapalım' diyor ve biz çevreciler de 'Olmaz, burada su kaynaklarımız var' deyip tepki gösteriyoruz' dedi.</p> <p><img alt='Baskan Dutlulu Calismalari Meclis Toplantisinda Degerlendirdi 1.Jpeg' class='detail-photo img-fluid' height='720' src='https://egesaaticomtr.teimg.com/egesaati-com-tr/uploads/2026/06/baskan-dutlulu-calismalari-meclis-toplantisinda-degerlendirdi-1jpeg.webp' width='1280' /></p> <p><strong>'Belediye 'tek çözüm' merci değildir'</strong></p> <p></p> <p>İçöz'ün bir diğer değerlendirmesi ise 'Bu sorunun belediyenin tek başına çözemeyeceği' oldu. 'Tek adamcılık, yukarıdan aşağıya çözmek yanlış diyoruz' diyerek, 'kalıcı çözümler için adım atılsın' ifadesine yer verdi.</p> <p></p> <p><strong>'Kendi çöpünüz kendiniz bertaraf edin'</strong></p> <p></p> <p>Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, yaptığı basın açıklamasında 'Şu anda tesis çok fazla çöp almaya başladı, bu bizim için bir sıkıntı. Bize söylenen, '6 aylık geçici bir sürede yapalım, sonra İzmir'de bu iş çözülecek'. Ancak bu uzun vadeli bir uygulamaya dönüşürse karşı çıkarız. Kendi çöpünüzü artık kendiniz bertaraf edin' demişti. Bu 6 aylık süre ise Ağustos'ta tamamlanıyor.</p> <p><img alt='Mahmut Atilla Kaya' class='detail-photo img-fluid' height='340' src='https://egesaaticomtr.teimg.com/egesaati-com-tr/uploads/2026/06/mahmut-atilla-kaya.jpg' width='630' /></p> <p><strong>'6 aydır yan gelip yatıyorlar'</strong></p> <p></p> <p>Bu tartışmalara bir de AKP İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya katıldı. Kaya, 'Çöp krizi kapıda' diyerek tartışmaya katıldı ve izmir Büyükşehir Belediyesini şu sözleriyle eleştiri yağmuruna tuttu:</p> <p></p> <p>'Bir ay içerisine İzmir'de çöp kriziyle yine karşı karşıya kalacağız. Ve bunun tek sebebi, bakanlığın tüm desteğine rağmen, 6 aydır Ağustos böceği gibi yan gelip yatan yerel yönetimler. İzmir'de yaz aylarında 6 bin tona yakın çöp üretiliyor. 6 ay önce bakanlık ve yerel yönetimler arasında bir uzlaşmaya gittiler ve bu uzlaşmada ise üç yer belirlendi; ama çözüm noktasında bir adım atılmadı. İzmir'in çöpleri, uzlaşma neticesinde Manisa'ya gitmeye başladı. Bu şehri çöp dağlarına mı mahkum edeceksiniz? İzmir'in yıllarını plansızlıkla, günü kurtarma siyasetiyle heba ettiniz. Ortaya çıkan tablo ise tam anlamıyla bir yönetim krizidir.'</p> <p><img alt='9688 814X458.Jpeg' class='detail-photo img-fluid' height='720' src='https://egesaaticomtr.teimg.com/egesaati-com-tr/uploads/2026/06/9688-814x458jpeg.webp' width='1280' /></p> <p><strong>'Harmandalı tartışmaya kapalı'</strong></p> <p>Çiğli Belediyesi Haziran ayı olağan meclis oturumu ikinci birleşimi, Başkan Onur Emrah Yıldız öncülüğünde yapıldı. Oturumda AKP meclis üyeleri, Harmandalı konusunu gündeme getirince Başkan Yıldız, '22 tane çöp kamyonunu oraya koyarak çöpün yolunu kapatmıştım. Bir daha gereken bir şey olursa fazlasını yaparım. Harmandalı tartışmaya bile kapalı. Çiğli çöp ile ilgili İzmir'e misliyle borcunu ödedi. Ben değil kim olursa olsun burada oturan, çöp ile Çiğli'yi yan yana getirmeyecek. Sokaktan biri gelse o da aynı şeyleri söyler' ifadelerini kullandı.</p></p><div class='article-source py-3 small '> <span class='reporter-name'><strong>Muhabir: </strong>TURGAY KILIÇ</span> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İzmir, Özel haber</category>
      <guid>https://www.isteege.com.tr/harmandalinda-bilinmezlik-krizi-heyelan-riski-var</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isteegecomtr.teimg.com/crop/1280x720/isteege-com-tr/uploads/2026/06/harmandalinda-bilinmezlik-krizi-heyelan-riski-var.webp" type="image/jpeg" length="69167"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ucuz ihalede gıda zehirlenmesi riski]]></title>
      <link>https://www.isteege.com.tr/ucuz-ihalede-gida-zehirlenmesi-riski</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isteege.com.tr/ucuz-ihalede-gida-zehirlenmesi-riski" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gıda zehirlenmesi artık ülkenin genel sorunu. Özellikle okullarda ve yurtlardaki 'gıda zehirlenmesi' vakıaları, ihalede yapılan anlaşmanın kaliteli ve sağlıklı gıdanın alım gücünün çok altında anlaşmaya varılmasından kaynaklandığı öne sürülüyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ege Saati Gazetesinden Turgay Kılıç'ın haberine göre;</strong> Sağlıklı ve kaliteli gıda tüketimi her yurttaşın hakkı olduğu gibi gıda mühendisleri ise 'kalite' ve 'kontrol' mekanizmalarına dahil edilmiyor. Gıda alanında ihtisas yapmış uzmanlar, denetimlerde yer almamasını, 'sağlıksız' gıda tüketiminin önünün açıldığına işaret ediyor. Türk Mühendis ve Mimarlar Odası (TMMOB) İzmir Şube Başkanı Ömer Ulaş Kırım ile TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Uğur Toprak, 'gıda tüketiminde zehirlenme vakıalarına' ilişkin Ege Saati gazetesine konuştu.</p> <p><img alt='5Fb94F42 3407 48D5 A143 F8587Bf9A1Ec' class='detail-photo img-fluid' height='900' src='https://egesaaticomtr.teimg.com/egesaati-com-tr/uploads/2026/05/5fb94f42-3407-48d5-a143-f8587bf9a1ec.jpeg' width='1600' /></p> <p><strong>Yemekler ihale usulüne çıkıyor</strong></p> <p></p> <p>Ömer Ulaş Kırım, okullardaki yemeklerin ihale usulüyle belirlendiğine işaret etti. İhalede yapılan tabldot anlaşması, ekonomik maliyetlerin artması, ulaşımda akaryakıt zammına harcanan giderin birkaç ay sonra sözleşmenin altında kalitesiz ürünün tabldota girdiğini belirtiyor.</p> <p>Kırım, 'KYK yurtlarının üniversitelerde kronik bağı yok. Orada verilecek yemekler de üniversitelerde ve kamuda olduğu gibi ihale usulüne çıkıyor. İhaleye alan firmalar, görevlerine başlıyor ve ihale süreci tamamlanana kadar yemek dağıtımı yapılıyor Sabah kahvaltı, öğle yemeği ve yurt kurumuna göre de akşam yemeği çıkar' dedi.</p> <p></p> <p><strong>'Tek firma birçok ilde ihale alabiliyor'</strong></p> <p></p> <p>Gıda Mühendisi Ömer Ulaş Kırım, menülerin içeriğinin karşılanıp karşılanmaması ve porsiyonlarının boyutuna dikkati çekti. Ayrıca Ege Üniversitesi ve 9 Eylül Üniversitesindeki 'gıda zehirlenmeleri'ne de işaret eden Kırım, 'Başlıca sebebi yemeklerin kalitesiyle ilgili ve bir diğeri ise zehirlenme vakılarlarının şüphesiyle alakalıydı. Buradaki mesleki sorunumuz ise ihale usulüne bakıyoruz, belirli başlı meslektaşlarımızın standartları sağlanmıyor. Ülkenin yine farklı yerinde kurulan hazır yemek firmaları, ülkenin birçok yerinde ihaleleri alabiliyorlar' ifadelerine yer verdi.</p> <p><img alt='70F147Fd 6F61 4F6B 97C4 Fca20Cb13E80' class='detail-photo img-fluid' height='900' src='https://egesaaticomtr.teimg.com/egesaati-com-tr/uploads/2026/05/70f147fd-6f61-4f6b-97c4-fca20cb13e80.jpeg' width='1350' /></p> <p><strong>'En düşük fiyat veren ihale almamalı'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p></p> <p>TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gıda Mühendisi İbrahim Uğur Toprak ise yapılması gerekenlerin başında, ihaleye çıkılmasında 'ihale şartnamesi'nin gözden geçirilerek, bir piyasa araştırmasının yapılmasını söyledi. Fizibilite çalışmasının yapılması halinde, en düşük fiyatı veren firmaya ihale verilmemesi gerektiğinin altını çizdi:</p> <p></p> <p>'Alt taban fiyat belirlenmeli ve bu fiyatı çok altında kalanla, üstüne çıkanların ihaleden elenmesi gerekiyor. İhaleyi kazanan firmalardan da 'gıda mühendisi' bulundurulması isteniyor. Çoğu zaman bu gözardı ediliyor. Gıda mühendisi sadece tarım ve orman bakanlığında istihdam edilmez. Gıda Mühendisi birçok firmayı da denetler. Esas nokta ise tarım ve orman bakanlığının dışında, gençlik ve spor bakanlığı, milli eğitim bakanlığı ve aile, sosyal hizmetler bakanlığı, maliye ve kültür bakanlıklarında da hıda mühendisi istihdam edilmelidir. Okul ve kamu kurumları yemek aldıkları esnada, gıda mühendisinin ise denetimden geçmesi gerekiyor. Eksikleri ve aksaklıkları da not ederek bildirmesi gerekiyor. Son dönemlerde gıda mühendislerinin buralarda olması pek az, yok denecek kadar az. Girdi maliyetleri sürekli artınca ihaledeki anlaşılan fiyatla maliyeti düşürmek zorunda kalıp farklı yolda gidilebileceğini söylemek mümkün.'</p> <p></p> <p><strong>'İhale kanunun değiştirilmesi lazım'</strong></p> <p></p> <p>Ayrıca Toprak, yemek firmalarıyla yapılacak anlaşmada 'ihale kanunun' değiştirilmesi yönünde bir çağrıda bulundu: '</p> <p>Öncelikle ihale kanunu değişmesi ve fizibilite yapılması lazım. Bir yemek firmasıyla bir yıllık ihaleye çıktığınızda, ülkenin ekonomik şartları da göz önünde bulundurmak gerekiyor. Bir yıllık değil; 12. ayda ülkenin ekonomisine göre bir yeni fizibilite yapılmalı. En düşük fiyatı veren firma, birkaç ay sonra maliyetin artmasıyla 100 gramlık et miktarını azaltmaya götürür, alınan ham maddede sağlıksız şeyler çıkabiliyor veya kullanacağı domatesin daha yumuşak ve sağlıksız üründen kullanmak zorunda kalır. Bu da zehirlenmenin önünü açıyor' dedi.</p><div id='ad_121' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <div id='ad_121_mobile' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <p></p></p><div class='article-source py-3 small '> <span class='reporter-name'><strong>Muhabir: </strong>TURGAY KILIÇ</span> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İzmir, Özel haber</category>
      <guid>https://www.isteege.com.tr/ucuz-ihalede-gida-zehirlenmesi-riski</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 09:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isteegecomtr.teimg.com/crop/1280x720/isteege-com-tr/uploads/2026/05/ucuz-ihalede-gida-zehirlenmesi-riski.jpeg" type="image/jpeg" length="12957"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
