EGE Saati/Turgay Kılıç— İzmir'in ilçesi Konak'ta bulunan Dokuz Eylül Sosyal Güvenlik Merkezi (SGM), İzmir Ekonomi Üniversitesinin bünyesine alınarak boşaltılacak. SGM'nin binasına ise Ekonomi Üniversitesi Rektörlüğü taşınacak. Büro Emekçileri Sendikası, Büro- İş Sendikası Emekçileri ve Emekçileri, Dokuz Eylül SGM binasındaki çalışanlarının yanı sıra birçok arşivin ve teknik ekipmanlarının taşınmasının kamu zararı oluşturduğuna dikkati çekiyor. Ayrıca Konak Meydanı'ndaki rant tesisleri isminin verildiği binalarına ve SGK Konak İl Müdürlüğüne taşınacaklarını belirterek, bunun iptal edilmesi için seslerini duyurmaya çalıştılar.
Sendikadan 'ön uyarı' hamlesi
Büro-İş İzmir Şube Başkanı Zafer Çağlayan, SGK Konak İl Müdürlüğü önündeki açıklamasında, bu protestolarının katlanarak artacağını ve iş bırakmaya kadar gideceklerini söyledi. Zafer Çağlayan, bu protestonun bir 'ön uyarı' olduğuna dikkati çekerek 'Bu böyle bir kısa basın açıklamalarıyla çözülecek bir şey değil. SGK personellerinin kaygılarını da anlıyoruz. Buradan il sık müdürlüğüne, sık genel müdürlüğüne, sağlık bakanlığı ve izmir demokrasi üniversitesi rektörlüğüne sesleniyoruz. Bundan sonraki eylemlerimizde belki de iş bırakmaya kadar gideceğiz. Belki burada saatlerce oturup binamızı geri almak için protestolarımızı sürdüreceğiz. SGM binamızı kimseye bırakmayacağımızı bilsinler. Küçük eylemler değil bunlar.Bunlar hepimizin hak ve hukuka sahip çıkmaya çalıştığımız bir protestonun başlangıcıdır. Bunu bir ön uyarı gibi kabul edin' dedi.
'Yangından mal kaçırır gibi:'
Büro Emekçileri Sendikası İzmir Şube Başkanı Erdal Özçelik, SGK Konak İzmir İl Müdürlüğü önünde sendika ve SGK çalışanları adına açıklama yaptı. Erdal Özçelik, mevcut yönetim anlayışını reddettiklerini belirterek, 'Daha birkaç hafta önce SGK Yönetim Kurulunun kendisi tarafından olumsuz değerlendirilen bu kiralama ve tahsis konusu, olağan toplantı düzeni dahi beklenmeden yangından mal kaçırırcasına yeniden gündeme getirilmiş ve jet hızıyla onaylanmıştır. SGK Yönetim Kurulu; konu personelin hakları, çalışma koşulları veya güvenliği olduğunda kapıları kapatırken, sıra kurumun en değerli binasını devretmeye geldiğinde olağanüstü bir bürokratik hız sergilemektedir. Yönetim kurulunun bu tutumu açık bir çift standart örneğidir. Yıllardır SGK çalışanlarının en temel, anayasal ve insani hakkı olan kreş talebi, idare ve yönetim kurulu tarafından her defasında 'Fiziki alanımız yok, binamız yetersiz'' bahanesiyle reddedilmiştir. Personelin çocuklarına bir kreş alanını 'yer yok' diyerek çok gören SGK yönetiminin, iş devasa bir hizmet binasını başka bir kuruma tahsis etmeye geldiğinde kapıları ardına kadar açması kabul edilemez bir çelişkidir. SGK Yönetim Kurulu, personelin yıllardır çözüm bekleyen uzmanlık haklarını ve özlük taleplerini masaya dahi almazken, kurumun öz malı olan binaların devrine imza atmaktan çekinmemektedir. SGK çalışanlarının emeğini, uzmanlığını ve alın terini hiçe sayan bu yönetim anlayışını reddediyoruz' şeklinde tepki gösterdi.